top of page

Sporun Dİjİtal Nabzı

İLHAN CAVCAV’SIZ 9 YIL!

Güncelleme : 22.06.2026

Türk futbolu Gençlerbirliği’nin efsane başkanı İlhan Cavcav’ın 22 Ocak 2017’deki vefatının ardından geçen 9.yılda gençlere ve altyapıya önem verilmesinin değerini tartışıyor.

Türk futbolunun unutulmaz başkanlarından İlhan Cavcav, vefatının 9. yılında yalnızca bir kulüp yöneticisi olarak değil, bir futbol vizyoneri olarak anılıyor. Uzun yıllar başkanlığını yaptığı Gençlerbirliği, onun yönetiminde Türk futbolunun en saygı duyulan kulüplerinden biri haline geldi.

ANADOLU’NUN DİRENEN TAKIMI

Gençlerbirliği, özellikle 1990’lı yıllardan itibaren büyük bütçeli kulüplere karşı sergilediği dirençli futboluyla dikkat çekti. İstanbul’un “üç büyükleri”ne karşı aldığı sürpriz galibiyetler, Türkiye Kupası’nda elde edilen başarılar, Avrupa kupalarında gösterilen performanslar kulübün “küçük ama büyük işler yapan takım” kimliğini oluşturdu.

Gençlerbirliği, Türk futbol tarihinde "Ankara Rüzgarı" ve özellikle İlhan Cavcav döneminde kazandığı "Dev Katili" unvanıyla bilinir. Üç büyüklere karşı hem ligde hem de kupada çok kritik ve sükse yaratan galibiyetler almıştır.

Gençlerbirliği, Türkiye Birinci Ligi’nde süreklilik açısından en başarılı 5. Takımdır. 2 kez Türkiye Kupası’nı kazanma başarısı gösteren Gençlerbirliği Cavcav yönetiminde adeta çağ atlamıştır.

2002-2003 sezonunda UEFA Kupası’nda son 16 turuna kadar yükselen Gençlerbirliği, o dönem Avrupa’da da adından söz ettirerek Türk futbolunun önemli temsilcilerinden biri oldu. Büyük takımlara karşı oynadığı cesur futbol, yıllar boyunca Anadolu kulüpleri için bir model haline geldi.

EFSANE BAŞKAN: BİR YÖNETİM MODELİ

İlhan Cavcav’ı “efsane” yapan yalnızca 1977 sonrası kısa kesintilerle 2017’ye kadar uzun süre başkanlık yapması, kazandırdığı başarılar veya altyapı tesisleri değil; kurduğu sistemdi. Düşük maliyetle transfer edilen oyuncuların yüksek performans göstermesi ve daha sonra büyük kulüplere satılması, kulübün ekonomik sürdürülebilirliğini sağladı. Cavcav döneminde Gençlerbirliği, Türk futbolunda nadir görülen şekilde borçsuz yönetilen kulüplerden biri oldu. Afrika ve Avrupa’dan keşfedilen genç yetenekler, kulübün en önemli gelir kaynaklarından biri haline geldi.

Fotoğraf: (sol) Cavcav ve Geremi imza töreni (TRTSpor), (sağ) Gençlerbirliği tesisleri “Başkan” girişi (Fotoğraf: Kaan Gençoğlu)

İlhan Cavcav, kırmızı-siyahlı kulübün tarihine yaptığı flaş oyuncu satışlarıyla da damga vurmuştu.

Cavcav’ın en çok önem verdiği konulardan biri altyapıydı. Gençlerbirliği Cavcav’ın altyapıya verdiği önem sayesinde 1990’lı yıllarda Ankara Beştepe’de Türkiye’nin en modern kulüp tesislerinden birine sahip oldu. Burada yetişen gençler Türkiye’de ve dünyada birçok başarıya imza attı. Örneğin dünyanın belki de en büyük futbol kulübü olan Real Madrid’in yıldızı Türk oyuncu Arda Güler futbola 9 yaşında Gençlerbirliği altyapısında başlamıştı.

İlhan Cavcav, 2000-2002, 2004-2005 ve 2013-2014 yıllarında Kulüpler Birliği Vakfı başkanlığı da yaptı.

Onun sıkça dile getirdiği: “Futbol sahaları gençlerin okuludur” sözü, kulübün vizyonunu özetliyor.

BİR MİRASIN İZİNDE

Tanıl Bora’nın Tarih Vakfı Yurt Yayınları’ndan İkinci Basımı Ekim 2021’de çıkan “Ankara Rüzgarı – Gençlerbirliği Tarihi” kitabında; Gençlerbirliği'nin sadece bir spor kulübü değil, aynı zamanda Türkiye'nin modernleşme sürecinin ve sosyo-ekonomik değişiminin bir yansıması olduğu vurgulanıyor. İlginç bilgilerin ve analizlerin olduğu kitapta, kulübün ilk yıllarında Ankara'da kurgulanan modern Cumhuriyet kültürünün bir temsilcisi olduğu ve bürokratik elit tabaka arasında büyük itibar gördüğü anlatılıyor. Buna göre kulüp 1950 ve 60'larda sahip olduğu nüfuzlu kitle sayesinde ayakta kalsa da, futbolun bir endüstriye dönüşmeye başladığı dönemdeki maddi zorluklar kulübün 2. lige düşmesine neden oluyor. Tanıl Bora, 1970'li ve 80'li yılların, kulübün modern futbolun sert rekabet koşullarına ve piyasa ilişkilerine uyum sağlamaya çalıştığı bir dönem olduğunu ve İlhan Cavcav’ın bu dönüşümün bizzat sembol ismi olduğunu belirtiyor. Yazara göre Gençlerbirliği'nin kulüp ve tribün ortamında, "zamanın ruhunun" getirdiği bu dönüşüme rağmen, "seçkin" ve "çelebi" bir camia olmak gibi, "centilmenlik" gibi hasletler bir miras olarak sürüyor.

Bugün Türk futbolunda birçok kulüp ekonomik zorluklarla mücadele ederken, İlhan Cavcav’ın yıllar önce uyguladığı model hâlâ örnek gösteriliyor. Gençlerbirliği’nin geçmişte büyük takımlara karşı sergilediği direnç, yalnızca saha içi başarı değil; doğru yönetimin bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Cavcav’sız geçen 9 yıl, Türk futboluna önemli bir gerçeği hatırlatıyor:

Başarı yalnızca bütçeyle değil, vizyon, disiplin ve doğru planlama ile gelir. Gençlerbirliği’nin hikâyesi ise bu anlayışın en somut örneklerinden biri olmaya devam ediyor.

bottom of page